Karşılıklı İki Sandalye Ve….



20150915_170819

Merhabalar. Bugün size bir masal anlatmak istiyorum.

Bir zamanlar birbirine yakın oturan iki genç varmış. Aileler birbirini tanısa da bu gençler birbirlerini  tanımıyorlarmış. Aslında birbirlerine rastlamak için çok da fırsat varmış ama kader bir türlü yollarını birleştirmiyormuş. Yani kızın arkadaşı, oğlanın komşusu olsa da oğlanın yolu kızın evinin önünden geçse de hiç karşılaşamıyorlarmış. Bu şekilde kaç yıl geçmiş bilmiyorum. Sonra kız üniversite için İzmir’e, oğlan ise iş için Muğla’ya gitmiş. Daha sonra kızın okulu bitmiş. Bitmiş ama ne yazıkki girdiği sınavda başarılı olamayıp atanamamış. Bu yüzden ait olduğu yere Antakya’ya geri dönmüş. Bir yıl daha hazırlanmak için dersaneye başlamış. Fakat kız: Hep ders, hep ders nereye kadar diyip sıkılıyormuş. Bunun için her çarşamba akrabayla yapılan güne katılmaya karar vermiş. ve bir çarşamba sabahı kuzenine gitmek için hazırlanmaya başlarken teyzesi aramış. Kendisinden bir şey istemiş. Kız da annesiyle erken çıkıp önce teyzesine istediği poşeti vermek için uğrayayıp ordan kuzenine geçecekmiş. Poşeti alıp teyzesinin yolunu tutmuş. Sonra bir bakmış ki teyzesi evde yok. ee poşeti de vermesi gerekiyormuş. Hemen teyzesini aramış ve teyzesinin isteği üzerine poşeti bir dükkana bırakmış. Dükkana geçince güler yüzlü biri onu karşılamış. Kız derdini anlatmaya başlamış:

-Teyzem, Dedem birazdan bu poşeti alacak. Burda kalabilir mi? Demiş.

Adam:

-Tabiki diyip sohbete başlamış.

-Kimsin? Nesin? diye sorular sormuş.

Kız biraz sohbetten sonra poşeti bırakıp yoluna devam etmiş. Aradan bir hafta kadar zaman geçmiş. Teyzesi kızı arayıp dedesinin onunla konuşmak istediğini söylemiş. Kız hemen dedesinin yanına gitmiş.

Dedesi:

-Hayırlı bir iş.. Poşeti bıraktığın dükkanın yiğeni var. Ben tanıyorum. Çok efendiler. Bir konuş tanış kızım. demiş

Kız henüz hiç hazır değilmiş, daha doğrusu aklında öyle şeyler yokmuş. Hem daha sınavı varmış. Bu yüzden görüşmeyi kabul etmemiş. Aradan 6 ay geçmiş. Ama her defasında ısrarlarla karşı karşıya kalıyormuş. Artık bunlara bir dur demek için tamam görüşecem. Zaten hayır diyecem yeterki susun diyip kabul etmiş. ve 15 Eylül sabahı dostu Deryayla kahve içip sohbet ederken bunları Derya’ya anlatmış.

-Zaten hayır diyecem Derya. Hazırlanmıycam hiç. Boşver. Hem bu yıl da sınav olmadı ne yapalım bir yıl daha hazırlanırız derken

Derya:

-Kızım saçmalama tanış belki iyidir. Çocuğun kısmetini baştan kapatma. Önyargın olmadan git diye kızı ikna etmiş.

Evet kız önyargısız gidecekti ama hiççç özenmeycekti. Neyse öğleden sonra annesiyle birlikte dedesinin evine gitmiş. Çok geçmeden çocuk da dayısıyla gelmiş. İşte her şey tam da orda başlamış. Kız salonda beklerken çocuk içeri girdiği o anda kız ne yapacağını şaşırmış vaziyette, kalbi küt küt atar bir şekilde, dili tutulmuşçasına öylece sandalyeye oturmuş. Sonra

Teyzesi:

-Hadi gidin içerde oturun konuşun ya da dışarı çıkın. demiş.

Kız içerde sohbet etmek istemiş. o anda teyzesi peki diyip odaya karşılıklı iki sandalye koyup geçin demiş. Birbirine bu kadar yakın fakat bir o kadar uzak olan gençler konuşmaya başlamış. Hatta konuştukça kız içinden: “Aferin sana. bak, ya şimdi çocuk hayır derse. İnsan biraz hazırlanır. Müstehak sana.” diye söylenmeye başlamış.

Sonra aradan günler, haftalar, aylar geçmiş..

Sonra ne mi olmuş?  :)

Karşılıklı iki sandalye ve nihayetinde güzel bir ömrün başlangıcı…

 

Herkesin bir masalı vardır elbet. Bu da bizim masalımız :)

Sen de masalını paylaşmak istersen yorum kısmına beklerim..

 

Masallarımızın hep mutlu sonla bitmesi dileği ile…

SEVGİLER…

 

ciler recepoglu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir