Doğum Hikayem



Sabırla, büyük bir heycanla beklemiştik minik uğur böceğimizi.

Onu genelde miniğim diye seviyordum. Çünkü doktora her gidişimizde doktor amcamız “Zayıf ama uzun boylu bir bebek beklediğini” söylüyordu. Ben de “Sağlığında bir problem olmasın. Zayıf kilolu uzun kısa fark etmez.” diyordum. Ona sağlıkla kavuşmak tek dileğimdi çünkü.

Miniğimizin gelmesi öngörülen tarih: 11 Ocak 2017 idi. Ama benim sağlık problemimden dolayı hep risk altındaydık. Erken doğum ihtimalim çok yüksekti. Bu yüzden doktorumuzla hep iletişim halindeydik. 34. haftamıza girince doktorumuz “Vurulduğum iğneyi, kullandığım ilacı 36. haftada bırakacağımızı ve bekleyeceğimizi” söyledi. Yasal olarak da 36. haftadan sonra doğumu durduran bir eylem yapamayacağımızı belirtti. Biz de hazırlıklarımızı o güne kadar yetiştirmeye çalıştık. Eksikleri tamamladık. Hastane için hazırladığım hediyelikleri bitirdim. Bunların yanında hamileliğime dair bir sürü fotoğrafım, anım olsun diye hamile çekimi yaptırmak istiyordum onun için fotoğrafçımızla konuşup gün belirledik. 17 Aralık cumartesi gününe randevu aldık. Daha öncesinde hava şartları müsait olmadığı için yapamamıştık. Neyse biz bu arada 36+3. haftamızdaydık. Çekim olmadan miniğimin gelmesini hiç istemiyordum. Bu yüzden onunla bol bol konuşuyordum 🙂

Çekimden bir gün önce yani cuma günü biraz kasılmam oldu ama emin değildim. Sadece hissediyordum. O gece de kızıma “Yarın çok cici olacağız. Lütfen biraz daha dayan” diye tembih ediyordum. Bu arada erkek kardeşim cuma akşamı hafta sonunu değerlendiririm düşüncesiyle yanımıza geldi. Cumartesi de hep birlikte çekime gittik. Bol kahkahalı harika bir çekim oldu.

işte çekimden bir kaç kare 🙂

hamile çekimi

hamile çekim fotoğrafları

dış çekim

doğum fotoğrafçısı

Eve gelince akşam arkadaşlarımız geldi. Ben bu arada iki gündür diş ağrısı çekiyordum onun verdiği ağrıyla akşam biraz durgundum. Sonra bir ara kasılmam ve karnımın yüzeyinde ağrı oldu. Hemen Yaprişkonun yanına oturup (8 ay önce normal doğum yapmıştı) normal doğum sancısının nasıl bir şey olduğunu sordum. Ama ağrımdan kimseye bahsetmiyordum çünkü Yaprişkonun anlattığı gibi bir ağrım yoktu. Ortamı boşuna germek istemedim. Misafirler gidince de etrafı topladım sonra eşim ve kardeşimle sohbet etmek için yatağa uzandım. Saat gece 02.00’yi geçiyordu. Güneş bana hızlıca bir tekme attı. Eşime: Güneş öyle bir tekme attı ki bir anda idrarım gelir gibi oldu. Acaba doğacak mı dedim. Eşim de “Sana öyle gelmiştir.” dedi. Bunu söyledikten kısa bir süre sonra idrarım geldi ama kendimi tutamıyordum. Naim benim suyum gitti galiba diyip lavaboya koştum. Biraz bekleyince gelen suyun miktarı da şiddeti de arttı. Hemen doktoru aradık. Eşim biraz panik oldu. Normalde ben panik olurum diye düşünmüştüm ama gayette soğukkanlı bir şekilde çantaya eksik bir şey var mıydı diye bakıyordum bir yandan da kardeşime arabaya indirilecek eşyaları gösteriyordum. Eşim de doktorla konuşuyordu. Doktorumuz hastaneye gitmemiz gerektiğini, doğumun başladığını söyledi. Biz de direk hastaneye gittik.

hamilelik halleri

Hastaneye gider gitmez NSTye geçtim. Eşim bir an bile beni yalnız bırakmadı.

doğum hikayem

Normalde pazartesi günü doktorumda randevum vardı. o zaman doğum şeklini de konuşacaktık ancak miniğim o kadar beklemedi. Bu yüzden hastanede ebeyle görüştük. Beni muayene edince ben bayağı bir ağrı hissettim. O da rahim ağzımın geride olduğunu, sadece 2 cmlik bir açılmam olduğunu söyledi. Rahmimdeki perdenin varlığını öğrenince de biraz endişelendi çünkü bebeğimin kilosu çok azdı. Daha sonra doktorumuzla konuştuk Sezeryan doğumun en iyisi olacağına karar verdik.

doğum sancısı

Takvimler 18 Aralığı saatler gece 03.00’ü gösteriyordu. Doktorumuz beklemeye gerek yok. Hemen alalım dedi ve 3.30 da ameliyata geçmek üzere hazırlandım. Bu zaman dilimlerinde belimden arada bir güçlü sancı geliyordu bu yüzden Sezeryana hemen geçecek olmam beni biraz rahatlattı.

Doğumun ani olmasından sebep ailemizden kimse yoktu yanımızda. Sadece erkek kardeşim vardı. o da tesadüf eseri yanımızdaydı 🙂 Ailelerimize gece haber vermedik panik olsunlar istemedik çünkü yapabilecekleri bir şey yoktu. o saatte ne uçak ne de otobüs seferleri vardı. Bu yüzden onlara sabah söylemeyi tercih ettik. Ailemizden kimse olmadığı için eşim burda yakın arkadaşımız olan Ayteni aradı sağolsun hemen komşusu Zeliha ablayla geldi. Annem yetişene kadar da beni yalnız bırakmadılar. Bu yüzden onlara minnettarım. Neyse fotoğrafçımız da çok geçmeden gelmişti. Artık doğuma hazırdık. Ameliyat kıyafetlerini giydim ve sedyeye uzandım. Ameliyat kapısına kadar eşim hep yanımdaydı. Ellerimi sıkıca tuttu anlıma öpücük kondurdu ve iki kişi çıkmak üzere ameliyathaneye uğurladı.

Ameliyathaneye geçince yalnız olduğum için korkuyordum. Soğuk koridorlardan geçerken aklımdan, gözümün önünden neler geçmedi ki.. Sonra doktorumu gördüm. Bana sıcak samimi bir şekilde “Hoş geldin. korkma. ben her an burdayım” dedi. Biraz rahatlamıştım çünkü doktoruma çok güveniyordum. Doktora “Eşim gelmeyecek mi?” dedim. “Hayır, maalesef.” dedi. Ama aslında geleceği konusunu daha önceden konuşup onaylamıştık. Neden şimdi gelmiyor ki diye düşündüm. Aslında Doktorumda da ebede de biraz endişeli bir durum vardı. Sebebini tam çözememiştim. Rahmimdeki perdenin varlığındandır diye düşündüm. Bu arada korkularım biraz geçmişti. Doktorum her an benle iletişim halindeydi. Yaptığı her şeyi anlatıyordu. Sadece o değil ekibi de sıcak samimiydi. Beni devamlı konuşturmaya çalışıyorlardı ama ben artık sadece kızıma kavuşma anını bekliyordum. Sabırsızlanıyordum.

doğum

Ve işte beklediğim o an gelmişti. Doktorum Miniğimi “Ufacık tefecik miniciksin sen” şeklinde şarkı söyleyerek karşıladı. Öyle sıcak samimi içten bir karşılamaydı ki anlatamam. Bunun için doktoruma minnettarım. O anı hayatım boyunca unutmayacam 🙂

bebeğimle ilk buluşma

Minik uğur böceğim gerçekten tam bir minik uğur böceğiydi. Öyle tatlı, öyle güzeldi ki anlatamam. Hayatımın en güzel sesini duymuş, en güzel kokusunu koklamıştım. İşte tam o anda dünya dursun istedim. Çünkü ben ANNE olmuştum. Çünkü hayatımın mucizesi yanı başımdaydı.

İşte böyle minik uğur böceğim 36+3te Sezeryan doğum şekliyle 2 kg 240 gram 47 cm boyuyla hayata Merhaba dedi.

Ameliyathanede işimiz bitince dışarı çıktık. Eşim yine öpücükleriyle karşıladı beni. Aşk çok güzel aşk diye tekrarlıyor gözleri parlıyordu. o anki sevincini mutluluğunu anlatamam.

Daha sonra odamıza çıktık. Çok geçmeden de miniğim geldi kollarıma. Hemen emzirmek istedim.

tentene temas

Rüya gibiydi. Ona bakmalara doyamıyordum. Aşk bak bizim bebeğimiz bak bizim diye söyleyip onu okşuyorduk.

hastane çekimi

İlerleyen zamanlarda ebeyle konuştuk. İyiki sezeryan olduğumu söyledi. Doktorum da aşağıda “Bebek beklediğimden de ufak geldi (Son iki hafta kilo almamış, yeri bayağı bir daralmış) İyi ki riske atmadık.” diye bir cümle kullandı. Zaten ben en başından beri doğum şeklini bedenime bırakmıştım. Öyle illaki bu olacak diye diretmedim hiç. İyi ki de öyle yapmışım. Her şeyde bir hayır var çünkü. Hem Sezeryan olmama rağmen miniğimin geleceği tarihe, saate hiç müdahale etmemiş oldum. Tamamen kendi isteğiyle,  normal süreçlerle geldi bıdığım. En önemlisi de sağlıkla kavuştum ona.

sezeryan doğum

Sevdiklerimiz de haberi alınca hastaneye geldiler. Hepsini ayakta karşıladım. Sezeryan doğum yaparsan hemen ayağa kalkamazsın diyenlere de burdan selam olsun 🙂

İşte benim doğum hikayem de bu şekilde. Anlatmaktan asla bıkmam. Harika bir bekleyiş, tarifsiz bir his. Allahım dileyen isteyen herkese yaşatsın bu mutluluğu.

Anlayacağınız 18 aralık 2016dan bu yana Güneş hep 3.50de doğuyor bize. Çünkü o doğdu bizim dünyamız aydınlandı. Çünkü o doğdu biz anne baba olduk.

anne baba

Minik uğur böceği ve annesinden kocaman Sevgiler..

annesi bebişi

Teyzelerimizi kocaman öpüyor süt kokumuzu yolluyoruz 🙂 🙂 🙂

 

 

 

 

 

ciler recepoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir