3S Kuralı (Sevgi-Saygı-Sadakat)



Herkese Merhaba. Bugün Sevgi, Saygı ve Sadakat kavramlarından bahsedecem. Hadi o zaman biraz dertleşerek ele almaya başlayalım.

1- SEVGİ

Sevgi dediğimiz kavram nedir? Bana göre hayatta var olan savunmaya, korunmaya değer en güzel duygulardan biri. Peki biz bu kadar değerli bir duygu olan sevgiyi koruyabiliyor muyuz? Bence yeteri kadar değil. Bunun birçok sebebi vardır elbet ama maalesef ben bu konuda yeterince katıyım. Yani benim için sevgiyi bozan gerçek gerekçeler çok azdır. Belki de şunu anlayamıyorumdur: Sevgiyi korumak geliştirmek için emek, fedakarlık,anlayış,koşulsuz kabul lazım yani insanlar bunları yapamayacak kadar aciz mi?

Bugün birçok insan severek ayrıldığından bahsediyor. Yaa bir ilişkinin en önemli ve temel kaynağı sevgidir. İnsanın sevgisi tam ise bunun bozulmasına izin verir mi? Gerekçe ne olursa olsun. İster Aileler karşı çıkmış olsun, ister dinin mezhebin farklı olsun, ister tartışmış ol ne olmuşsa olmuş fark etmez. Haaa aldatma olmasın tabi. Neyse işte bu sebeplerden dolayı canım ilişki bozuluyor. Buarada aileler istemiyor diye ilişkini bozma diyorum ama aileni de karşına al, yum gözünü aç ağzını demiyorum canım. Her şeyin uygun bir çözümü vardır. O çözümü bul diyorum.

Şunu da söylemek istiyorum. Sevgiyi sadece karşı cins arasındaki duygusal bağ olarak değerlendirmemek gerekiyor. Sevgi kavramı geniş bir çerçeveye sahip. Çocuk sevgisi, Aile sevgisi, Allah sevgisi, Vatan sevgisi vb. ben bu yazımda karşı cinsle olan duygusal bağdan bahsediyorum sadece. Neyse ne diyorduk. Bir ilişkide tabiki tartışmalar olacak hiç tartışmıyoruz diyene inanmayın 🙂 düşünsenize ayrı hayatları olan, ayrı yetişen, farklı kültürlere sahip iki insan bir şekilde hayatlarını birleştirme kararı alıyor. Sevgili ya da Eş oluyor. Aslında ne kadar zor değil mi? Aynı anne babaya sahip insanlar, aynı kültürde yaşayan insanlar çok rahat tartışabiliyorsa demin bahsettiğim çift nasıl tartışmasın. Allah aşkına. Yani demek istediğim o ki tartışmalar çok normal yeterki fiziksel içerikli olmasın. İşte tartışma anında devreye sevginiz girmeli onu yıpratmadan ve en az zararla olaydan sıyrılmanız ve emek verdiğiniz o sevgiyi korumanız gerekli. Bunun yanında sevgiyi korumanın diğer bir yolu: Öfkenize sahip çıkmak. Gerekirse birbirinizden kısa bir süre uzak kalıp sakinleştikten sonra konuşmayı denemek. Bu konuşma sevgi diliyle olmalı tabi. Karşı tarafı olumsuz eleştiri yağmuruna tutmadan, Kırıcı olmadan ve şunu bilerek: Zor kazanılan şeyin kaybı çabuk, telafisi ise çok zor olur.

Sevgi ile ilgili son olarak şunu söylemek istiyorum: İlişkinizi sevgiyle beslemeyi bir gün bile ihmal etmeyin. Sevginizi asla öldürmeyin ve buna izin vermeyin.

2-SAYGI

Değerli olan bir başka kavram Saygı..

Tabiki bu kavramın da alanı çok geniş. Büyüklere saygı, Öğretmenine saygı, Yaşlılara saygı, karşındaki insana saygı.. ama ben yine burda sevgiliye, eşe olan saygıyı ele alacam.

Saygıyı korumak için neler yapılması gerekir. Öncelikle şunun farkına varalım. Karşındaki kişi bir birey. yani o sen olamaz, sen de o olamazsın. Demek istediğim her iki tarafın da koşulsuz sevgiyle birbirne yaklaşması gerektiği. Aslında bunu hemen uygulamak çok zor. Kendimden örnek vermek istiyorum. Evliliğimizin ilk aylarında hep Naim o domates böyle mi doğranır? Naim dolabını düzenli tut! Kemerlerin yeri burası mı? Diş macunu böyle mi sıkılır? Elbise bu şekilde mi asılır? gibi gibi.. bakın aslında bilmeden ne yapıyorum eşimin benim davrandığım şekilde davranmasını istiyorum bir nevi onu kendime benzetmeye çalışıyorum. Tabi o da buna tepki veriyor ve ufak tefek tartışmalar başlıyor. Sonra bir gün düşündüm ve evet Çiler dedim. Sen hata yapıyorsun. Karşındakini o şekilde kabul etmelisin çünkü eşin bunları yaparak mutlu. Nasıl sen kendi doğrularını yapıyor ve mutlu oluyorsan onlar da eşinin doğruları ve bunları yapmak eşimin en doğal hakkı. Sonra gidip bu düşüncelerimi eşimle paylaştım ve özür diledim. Biz ogün bugün şuan saçma gelen şeyler için hiç tartışmadık. Demek istediğim karşı tarafı size benzetmeye çalışmayın..Neyse Saygıyı korumanın diğer bir yolu ise ortamlarda sürekli olumsuz eleştirilerde bulunmaktan vazgeçmek. Bu davranış sevdiğiniz insanı kırar ve onu öfkelendirir. Sonuçta tartışmalara sebep olur.

Sevgi gibi Saygı da ilişkinin temel taşlarından bir tanesi. Hatta bana göre en temel taşı. Çünkü var olan sevgin bitse de o kişiye olan saygın devam edebilir. Ancak önce saygın biterse sevgin de peşinden gider. Bildiğimiz kapsam meselesi yani. Bu yüzden asla ve asla saygıdan ödün vermeyin. Tartışmak zorunda kalsanız bile bu saygı sınırları içinde olsun..

3-SADAKAT

Sadakat bağlılık demektir. Belki de en zor kazanılan ancak çok kolay zedelenen bir kavram. Hani güvenmiyorum artık diyoruz ya bazen. Sonra da bir şey anlatmak, O kişinin yanında durmak istemiyoruz.  Korkuyoruz kaygılanıyoruz.  İşte tüm bunlar niye biliyor musun? Çünkü hepimizin bildiği bir şey var: Sadakatin olmadığı yerde ihanet ve aldatma olur. İşte bunlara maruz kalmamak için uzaklaşmayı tercih ediyoruz.

Bu yazımı okuyan sen!! Sen sen ol asla kimsenin güvenini sarsma…

 

Evettt üç altın kelimeden bahsettim bugün. Aslında hepsinin ortak noktası ne biliyor musun? Bunları kazanmak için çok emek verirken çok kolay kaybedebileceğimizi düşünmeden hareket etmemiz.. Hatta hadi bu 3S yi hor kullandın ve telafisini yaptın tabi kendince!! Sence hiç izi kalmayacak mı? ya da her şey eskisi gibi devam mı edecek? İstersen bu sorunun cevabını bir hikayeyle veriyim:

Bir zamanlar çok öfkeli  bir çocuk varmış. Sonradan üzülse de öfkesine hakim olamıyormuş. Bir gün babası elinde bir torba çivi ile çocuğunun yanına gitmiş ve demişki: “Bak oğlum birini kırdığın an arka bahçedeki çitlere bir çivi çakacaksın.” Çocuk da tamam demiş. Bir gün bu çivileri çakmak öfkesine hakim olmaktan daha zor gelmeye başlamış ve babasına söylemiş. Babası: “Bu sefer öfkene hakim olduğun her an bir çivi sök.” demiş. Çocuk tamam demiş. Aradan haftalar geçmiş. Çocuk babasına gidip: “Çiviler bitti” demiş. baba da oğlunun elinden tutup onu çitlerin yanına götürmüş ve çitleri göstererek: “Ama şu çitlerdeki delikleri görüyor musun? İşte o çitler bir daha asla aynı olmayacaklar.” demiş. Kötü sözler söylediğin zaman insanların kalplerinde işte bu çitlerde gördüğün delikler açmış olursun ardından özür dilesen de o yaranın izi orada kalır. Umarım hikaye açıklayıcı olmuştur..

 

Son olarak kalbinize önce Sevgiyi yerleştirin. sonra onu Saygı ve Sadakatle besleyin..

 

Eğer buraya kadar okumuşsan paylaşacak bir şeylerin mutlaka vardır. Sence de öyle değil mi 🙂 Hadi o zaman içinden geçeni yorumla..

 

SEVGİ, SAYGI ve SADAKATLE…

 

 

 

 

ciler recepoglu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir